22 Mayıs 2009 Cuma

gün bugündür 4 yıllık lisans hayatım aldı beni karşısına konuştu.. dedi bana, senle ilişkimiz bir terzinin söküğüyle ilişkisine benzer.. ben uzadıkça sen o söküğün içinde kaybolacaksın, kara delik misali dikmeye çabaladıkça ben inadına inadına açılıcam dedi.. rüyalarına giricem.. paradoksumda kaybolup bir de bu rüyaları analiz etmeye çalışıcaksın dedi.. diyemedim niye ki bu gelecek zaman kipi kullanıp gizemli havalara bürünmeler ben çoktan bu sürece girdim bir sen bilemedin.. diyemedim..
ama dilim vardı da sordum, ya kel ya merhem? dedi bu da insanoğlunun azabına benzer..gün günlerden bir gün iken yazarlardan bir yazarın boyladığı soyladığı üzere; insan ki eksiklerle donatılıp da yaratılmış bir de üstüne eksiklerini idrak etme yeteneği verilmiş..
dedi bizim ki de o hesap, var senin de elinde merhemin, lakin o merhem sana işlemez boşuna kendi kelinde tüketme dedi..
lakin uzun lafın kısası bizim ilişkimiz de sallantıda sahş'ı muhterem 4 yıllık psikoloji lisans hayatımla.. sonuna geldik diye seperasyon kaygısı mıdır bilemedim. 4 yılı devirdik hala karşılıklı oturup iki çift lafı biraraya getiremiyoruz, sonunu hiç getiremiyoruz.. kalırsa bir soru kalıcak bu ilişkiden de o mu beni bırakmak istemeyen, ben miyim sarıp sarmalayıp gitmesine izin vermeyen??

12 Mayıs 2009 Salı